Post image
Tıpkı hayat gibidir dönme dolap…

xg

Sungu ÇAPAN

Malum, orta sınıf temsilcisi çağdaş insanın bütün komplekslerine, cinsellik saplantılarına, takıntılarına, tedirginliklerine sahip, bunalımlı kahramanların hikâyelerini anlatır Woody Allen filmleri yıllardır.

Girdiği 82. yaşına karşın hâlâ üretkenliğini sürdüren, zaten her yıl bir film çekmeyi nicedir âdet edinmiş Woody Allen’in, son dönemde Paris, Barcelona, Roma gibi büyük Avrupa kentlerinde film çevirme tutkusu ve merakını artık geride bırakıp bağrından çıktığı New York’una döndüğü ve New York’un okyanus kıyısındaki lunaparkıyla meşhur eğlence ve sayfiye merkezi Coney Island’da, 1950’li yıllarda geçen son filmi “Wonder Wheel-Dönme Dolap” gösterimde.

Sinemada oyunculuğu ve komikliği dışında, 1969’da zıpırca bir komedi-serüven denemesi olan “Take the Money and Run”la 1969’da başlayıp zamanla oyunculuğuyla yazarlığının önüne geçmiş yönetmenlik kariyeri neredeyse yarım yüzyıla erişmiş Allen’in her zamanki gibi yazıp yönettiği “Dönme Dolap” ustanın tam 48. filmi. Ingmar Bergman hayranı Allen’in, yahudi mizahından kaynaklanan o hınzırca gülmece yaklaşımına zaman içinde hüznü de katıştırarak antik Yunan tragedyalarını da çağrıştıran, etkileyici çağdaş hikâyeler anlatan bir Yedinci Sanat bilgesine evrildiğini örnekleyen, iç içe geçmiş, açmaza düşmüş bir aile yaşamı çeşitlemesi halindeki bu son filminde, bir kez daha aile, evlilik, ilişki, eşini aldatma, kıskançlık, yaşlanmak, mutsuzluk, vb. gibi temaları ele alıp işliyor Allen.

Çok karakterli ve diyalog ağırlıklı yapısı, klasik tarzdaki anlatımı, göz doyurucu, enfes görselliği ve parlak oyuncu performanslarıyla Allen’in son yıllardaki en olgun ve dolgun filmlerinden sayılabilecek “Dönme Dolap”ın yoksul kahramanları Ginny, Humpty, Carolina, Mickey ve küçük kundakçı Richie. Gençliğindeki sinema oyunculuğu hayali tek tük figüranlıklardan öteye gitmeyince gönlünü kaptırdığı ama onu terkedecek bir davulcuyla evlenerek hemen bir oğlan doğurup anne olmuş Ginny (Kate Winslett), ikinci evliliğini yaptığı, yaşlı, kaba saba Humpty (Jim Belushi) ile zoraki beraberliğini sürdüren, garsonluk yapan, yolun yarısını geçmiş, mutsuz bir kadın. Üstelik lunaparkın atlı karıncasını işleten Humpty’yi, yasak ilişki yaşadığı, genç yakışıklı cankurtaran Mickey (Justin Timberlake) ile aldatıyor.

5 yıl önce evi terk edip babası Humpty’nin hiç onaylamadığı bir evlilik yapmış, mafyadan kaçan, safkeriz kızı Carolina’nın (Juno Temple) filmin başında ansızın sığındığı baba evine çıkagelmesiyle ailenin yoğun ilişki trafiği, Eugene O’Neill gibi namlı bir oyun yazarı olmak isteyen, zaten hikâyeyi de anlatan, cankurtaran Mickey’nin de, anaç sevgilisi Ginny’nin göz kulak olduğu üvey kızı Veronica’ya sevdalanmasıyla daha da karmaşıklaşıyor.

Sona doğru seyirci, ailedeki kanlı sonuçlara gebe ilişkilerle hesaplaşmaların nasıl sonuçlanacağına meraklanırken yönetmen konuyu kestirip atan, beklenmedik bir finali yeğliyor… Kısacası hayatı, ani yükseliş ve inişleriyle bir dönme dolaba benzeten bu film, Allen’in 1980-90’lardaki komik ve hüzün öğelerini dengeleyerek geniş ve dokunaklı bir aile tablosu çizdiği “Hannah ve Kızkardeşleri” ya da yolundan sapmış evlilik ilişkilerine kamera tuttuğu “Kocalar ve Karıları” gibi eski ailevi filmlerinin çizgisini sürdüren, görmeye değer bir seyirlik. Bertolucci’nin kameramanı, yaşlı usta Vittorio Storaro’nun nefis görüntüleriyle filme sağladığı birinci sınıf görselliği ve belki de Oscar adaylığının yolunu açacak düzeyde, başarılı bir oyun çıkarmış Kate Winslett’in başını çektiği oyuncu kadrosunun performansları, “Dönme Dolap”ı haftanın filmi yapıyor bence.

(Cumhuriyet, 22.12.2017)

Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.

SİZ DE YORUM YAZIN