Post image
Şiddeti azaltmak yöneticilerin işi…

adım adım ölüme

Gaziantep, Güneydoğu bölgemizde bireysel şiddetin en çok yaşandığı illerin başında geliyor. Geçenlerde gazetelerde yayımlandı, çoğunuzun dikkatini çekmiştir. Şahinbey Belediyesi yeni evlenenlere kitap hediye ediyormuş…

Kitabın ismi “Aile saadeti”

Sanmayın ki kitapta yeni evlenenlere “saadet” aşılanıyor…

Çiftlere nasıl mutlu olacaklarına, evliliklerinin nasıl uzun ömürlü olacağına dair tavsiyelerle bulunmak yerine kitapta inanılmaz, ama kadının dövülebileceği vurgulanıyor…

Ayrıca, dayağın nasıl olacağı da ayrıntılı şekilde tarif ediliyor…

Pes doğrusu…

“Haddini aşmış kadını ıslah etmek için önce öğüt verilmesi, ardından yatakların ayrılması, yine sonuç alınmazsa usulüne uygun olarak dövülmesi” tavsiye edilen kitapta, “Kadını döverek cezalandırma çok hassas bir iştir. Bu ağır bir hastaya yan tesiri çok olan ilacı vermeye benzer” deniliyor…

Bir halk deyimi vardır: “Eller aya, biz yaya” diye…

Gerçekten de o haldeyiz… 21 yüzyılda bu zihniyette, bu kafadaki insanların yönettiği toplumlarda şiddet ne kadar azalabilir söyler misiniz?

Azalmak şöyle dursun maalesef artarak devam ediyor. Bakın bu yılın ilk 44 gününde yani 14 Şubat’a kadar her gün aşağı yukarı 10 silahlı cinayet olayı basına yansımış bulunuyor. Silahsız olaylar, dayak, kaba kuvvet hariç… 14 Şubat tarihine kadar basına yansıyan 400 olayda 261 insanımız bıçak, tabanca ve tüfeklerle öldürüldü, 311 insanımız da yaralandı…

Basına yansımayan daha ne çok şiddet olayı, cinsel taciz ve tecavüz var muhtemelen…

32 yıl dövdü

Eh bir belediye yeni evlilere böylesine tavsiyelerde bulunursa kadına şiddette doğal olarak bitmeyecektir. Özgecan’ın katledilmesinin üzerinden 2 yıl geçmişken bakın bu ülkede kadın olmanın ne zor bir şey olduğunu kanıtlayan ve arka arkaya işlenen üç cinayete…

Biri daha sadece erkek arkadaşı, ama 16 yaşındaki Cansu ayrılmak isteyince 17 yaşındaki MAK. Sürekli onu tehdit ediyor. Ve 10 cep telefonu çalarak satıyor ve tüfek alıp birleşmeye ikna edemediği genç kızı öldürüyor.

26 yaşındaki Sinem ise geçen yıl kocasını severek evlenmiş. Ama ne yazık ki, bir haftalık gelinken dayak yemeye başlamış. Şiddet durmayınca boşanmak için dava açmış ve maalesef dayakçı koca peşini bırakmayıp onu öldürdü…

Üçüncü kadın cinayeti de, birkaç gün önce İzmir Buca’da yaşandı. Pek çok koca haberi katil koca için “Cinnet geçirdi” diye verdi. Oysa “cinnet” geçirdiği ileri sürülen Osman Erdoğan bir kadın katiliydi. 1985 yılında evlendiği Zennure Erdoğan’a o günden beri şiddet uyguluyordu ve dövüyordu…

Kısa bir süre önce uyuşturucu suçundan tutuklu bulunduğu cezaevinden tahliye edilmişti. Son şiddeti 32 yıl dövdüğü Zennure Erdoğan’ı 5 kurşunla öldürmek oldu…

Üzücü, hemen her gün çocuklara, genç kızlara, kadınlara cinsel taciz, tecavüz haberleri gazetelerde yer alıyor, genç kızlar, kadınlar her gün öldürülüyor. Kadın düşmanı söylemlerin cinsel istismarın ve kadın cinayetlerinin artmasına neden olduğu bir gerçek…

O nedenle Umut Vakfı olarak; “Çocuğa yönelik cinsel tacizlerin azalması, kadın cinayetlerinin azalması için yönetim kademelerinde bulunanların söylemlerine daha dikkat etmeleri gerekiyor. Dolayısıyla yöneticilerin görevi, şiddeti artıracak söylemler yerine yaşanan bu istismarları ve kadın cinayetlerini önleyebilmek için çalışmalar yapmak olmalı” diyoruz…

İyi haftalar

Umut Vakfı

 

Facebook Yorumları

Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.

SİZ DE YORUM YAZIN