Post image
İslam ve Felsefeyi Uzlaştıran Filozof

FARABİ-Kimdir-Türk-İslam-Müzisyen-İlim-Adamı-ve-Eserleri̇.-Müzik-Yaşamı-ve-Besteleri-Hakkında-Bilgi-Farabi-erdemli-sehir-ideal-devlet-yoneticisi

 

Fırat KARADENİZ

Türk-İslam filozofu Farabi‘nin bilinen son eseri “İdeal Devlet”, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından ilk kez yayımlandı. Antik felsefeyle İslam’ı uzlaştıran Farabi bu eserinde ideal ve mükemmel yönetimin felsefesini açıklıyor

Ebu Nasr Muhammed bin Muhammed… Ya da hepimizin bildiği ismiyle Farabi. Rivayetler Farabi’nin 873 yılında Türkmenistan’ın Farab şehrinde doğduğunu söylüyor. Bu, Farabi adıyla anılmasının da sebebi. Farabi’yi ve eserlerini anlamak için yetiştiği dönemi anlamak tabii ki çok önemli. Bu nedenle Farabi’nin ilk gençlik yıllarında iyi bir eğitim aldığını hatta Arapça ve Farsça’nın yanında Grekçe ve Latince gibi Batı dillerini konuştuğunu da belirtmek lazım. Bu diller felsefeye meraklı Farabi’nin Aristoteles ve Platon‘un eserlerini okumasına olanak sağladı. Hatta gerçek filozoflar arasında fikir ayrılığı olamayacağına inanan Farabi, Antik Çağ’ın bu iki büyük filozofun düşüncelerini “Eflatun ve Aristoteles’in Görüşlerinin Uzlaştırılması” adlı eserinde (Çeviri: Mahmut Kaya) incedi ve ikisinin de aynı kaygılardan hareketle ve aynı amaçla felsefe geliştirdiği fikrini ortaya attı. Böylece kendisinden sonra gelen filozoflara yeni bir düşünme biçimi miras bırakmış oldu.

neokur1490780329Bir anda Farabi ve felsefesini sayfalarımıza taşımamız tevekkeli değil elbette. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Farabi’nin en önemli eserlerinden birini, “İdeal Devlet”i ilk kez yayımladı. Kitap, Ahmet Arslan‘ın çevirisiyle okurlarla buluştu. Farabi’nin “İdeal Devlet” eserini 910-912 yılları arasında yazdığı düşünülüyor. Farabi eserini yazmaya Bağdat’ta başlamış; yazım Şam’da tamamlanmış. Kendisinin de bilinen son eseri budur. Farabi’nin bu eserinin orijinal adı “Mabâdi Arâ Ahl al-Madina al-Fadıla”. Bunu Türkçeye “İdeal Toplumun Yurttaşlarının Görüşlerinin Ana İlkeleri” olarak çevirmek mümkün. Fakat kitap uzun yıllardır daha kısa ve akılda kalıcı ismiyle “İdeal Devlet” olarak anılıyor.

Duygular, akıl ve sezgiye karşı

Farabi’nin önemi sadece Eflatun ve Aristoteles’in görüşlerini uzlaştırmasından gelmiyor. Farabi’nin “Doğru bir şekilde anlaşılan dinle felsefe arasında bir çatışma olmayacağı” düşüncesi de İslam felsefesi açısından önemli. Farabi, İslam’ın çeşitli anlaşılma seviyeleri ve biçimleri olduğuna inanıyordu. Bunlardan ilki belki de İslam’ı harfi harfine anlamaya çalışmaktı. Bu akıl ve sezgi sahibi olmayan, sadece duygularıyla hareket eden insanlara has bir durumdu. Diğer bir seviye ise duyguları yerine aklı ve sezgileriyle hareket eden, daha özel ve seçkin bir grup insanın anlayış seviyesiydi. Çevirmen Ahmet Arslan kitabın sunuşunda bu grubu Amerikalı filozof Michael Walzer’den bir alıntıyla, “Bizzat felsefe yapmakla birlikte felsefeyi anlamaya muktedir okurlar” olarak tanımlıyor. Farabi’nin İslam ve felsefeyi bir araya getirme, uzlaştırma çabası aslında köklerini Platon’un “Yasalar”ından alıyor. Platon’un ‘ideal toplum’u ile İslam’ın temel görüşleri arasında bir paralellik kurmak Farabi için işten bile değil. Çünkü her ikisi de yasa koyucunun Tanrı olduğunu savunur. Üstelik ikisi için de içinde yaşanılan dünyadan farklı ve ondan daha iyi bir başka dünya da vardır…

Yöneticinin erdemleri

Farabi’nin felsefesine göre siyasetin ilk hedefi mutluluğa ulaşmaktır. Mutluluk, Farabi’nin idealindeki devletin olmazsa olmazıdır. Fakat bir yandan da Farabi gerçek mutluluğun ahirette yaşanacağına inanır. Bu nedenle iki dünyayı birbirinden ayırmak mümkün değildir. Ona göre dini hayat, dünyadaki hayatın merkezinde olmalıdır. Bu da ancak ideal yani erdemli şehirde mümkündür. Farabi “İdeal Devlet” eserinde bu ‘erdemli ülke’yi yönetecek kişinin özelliklerini de açıklar: Anlayışlı olmak, akıllı ve ince görüşlü olmak, güzel konuşmak, öğrenmeye gönüllü olmak; eğlenceye tutkun olmamak, doğruyu sevmek, yalan söylememek. Ayrıca bu yöneticinin dindar olması ve adaletli olması da önemlidir.

Mükemmelliğe bir başına ulaşılmaz

İdeal ve mükemmel olanı kavramaya çalışan, ona ulaşmanın yollarını arayan bir filozofu anlamak için onun mükemmeliyet kavramından ne algıladığını da sorgulamak gerekir. Farabi, “İdeal Devlet” eserinde bunu da aktarıyor: “Her insan kendini devam ettirmek ve en üstün mükemmelliği elde etmek için birçok şeye muhtaçtır. Onun bunlara ulaşması tek başına mümkün değildir.”

Farabi’nin ideal devletinde ‘toplumsallaşma’ ve ‘yardımlaşma’ olmazsa olmazdır. Farabi’nin düşüncesi insanların mükemmelliği tek başına ulaşamayacağı yönündedir. Bu nedenle eserinde “Toplumun bütününün katkısı sonucunda herkesin varlığını devam ettirmek ve mükemmelliğie erişmek için muhtaç olduğu şeyler sağlanmış olur. İşte insan türünde birey sayısının çok olmasının ve insanların bazısının mükemmel, bazısının eksik, kusurlu toplumlar kurarak dünyanın oturulabilir kısmında bir araya gelmelerinin nedeni budur” der. Böylece Farabi ideale ve mükemmelliğe ulaşmak için toplumsallaşmanın önemini vurgular.

(Milliyet Kitap, Mart 2017)

Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.

SİZ DE YORUM YAZIN