Post image
Inferno: Çoğalarak ölüyoruz

inferno-cogalarak-oluyoruz-197100-5

 

Ticari bir yazarın kitabından ticari bir film. Ancak Dan Brown’un Inferno’sunu nüfus artışı ile dünyayı bekleyen büyük tehlikelere dikkat çekmiş olması açısından önemli buluyorum.

Inferno, yazar Dan Brown’un The Da Vinci Code (2006) ve Angels&Demons (2009)’dan sonra sinemaya uyarlanan üçüncü filmi. Serinin bu bölümünde, Dr. Robert Langdon (Tom Hanks) Floransa’da bir hastanede amnezi ile uyanıyor. Neden orada olduğunu dahi hatırlamayan Langdon, hastane doktoru Sienna Brooks (Felicity Jones) ile ekip olup, bir yandan hafızasını geri kazanmaya çalışırken bir yandan da dünyayı kurtarmaya çalışıyor. The Da Vinci Code filminde odak noktası, ipuçları ve gizemleri Leonardo Da Vinci iken bu filmde Dante Alighieri. Ne yazık ki, diyaloglardaki entelektüel seviyenin ‘Dante’ye yeni başlayanlar’ kıvamında olması aslında filmin kendi seviyesini de belirlemiş.

Ticari yazar, ticari film

Dan Brown’un çağımızın en popüler yazarlarından biri olduğunu kabul ederim lakin çağımızın en iyi yazarı denmesine güler geçerim. Kitaplarındaki akıcılık ve sürükleyicilik ile okurun hızla sayfaları çevirmesini sağlayabilen araştırmacı kolaj bir yazar kendisi. Kitap okumayı boş zaman aktivitesi olarak görmeyenler için Brown’un kitaplarının belli bir edebi değer taşıdığını düşünmüyorum. Hal böyle olunca ticari bir yazarın kitabından ticari bir film çıkıyor. Dan Brown’un Inferno’sunu nüfus artışı ile dünyayı bekleyen büyük tehlikelere dikkat çekmiş olması açısından önemli buluyorum. Sonuçta kendisi yeryüzünde en çok okunan yazarlardan birisi, dolayısıyla göz ardı edilen bu problemi ayrıntılı bir tablo ile gözler önüne sermesi alkışı hak ediyor.

İnsanlığın sonu mu geliyor?

Bu yıl itibarıyla 7,4 milyar kişiyi aştığı tahmin edilen dünya nüfusunun 2050 yılında 9 milyara ulaşacağı öngörülüyor. Tabii tüm bu sayıların gerçeği yansıtmadığını ve bunun korku senaryosu salmak için abartıldığına dair teorilerde var. Bu teorileri es geçersek, nüfusunun katlanarak arttığına ve bu yüzden insanlığın sonunun geleceğine inanmak için BM’nin her sene yayımladığı ürkütücü raporlara veya BM’yi güvenilir bulmuyorsak diğer bağımsız araştırma sonuçlarına bakmamız yeterli. Inferno’da dünya nüfusunun hızla artışının bir felaket olduğunu düşünen zengin bilim adamı Zobrist (Ben Foster) bir virüs üretir. Bu virüs hava yoluyla bulaşacak ve belli sayıda insanı genetik özelliğine dayanarak kısır yapacaktır. Inferno filminde sözde kötü adam Zobrist bu konuyu etkileyici bir sunum ve çarpıcı rakamlarla açıklıyor. İşte zaten o andan itibaren Zorbist’in haklı olduğunu düşünüyorsunuz. Tamam çözüm için dayattığı yöntem bir tür terör olarak okunabilir, ama bu onun söylediklerini haksız çıkarmaz. Filmin de en büyük eksikliği burada yatıyor zaten. Filmin veya en azından bir karakterinin Zorbist’e hak verip yöntemini onaylamıyor tavrını takınması gerekirdi. Mesela koskoca Harvard profesörü şapşal gibi oradan oraya bir yandan hafızasını geri getirmeye çalışarak koşturacağına bir soluklanıp bu konuda düşünüp, iki aklıselim kelam etseydi iyi olurdu.

Koşturmaca ve İstanbul

inferno-cogalarak-oluyoruz-197103-1Film zaten tam bir koşturmaca. Tom Hanks, arkasında eline sıkıştırılmış güzel bir kadın ile oradan oraya, zamanla yarış halinde Jack Bauer gibi koşturuyor. Bu koşmaları çıkarırsak zaten geriye 30 dakika falan kalabilir. Ayrıca Tom Hanks’e bu kadar aksiyon hiç yakışmıyor. Filmde bu koşturmacanın bir ayağı da İstanbul’da geçiyor, daha doğrusu Beyazıt ve Sultanahmet’te. Hollywood Türkiye’yi nasıl gösteriyor veryansınlarına girmeyeceğim. Nasıl gösterirse göstersin çok önemli değil bence. Filmin final kısmı Yerebatan Sarnıcı’nda geçiyor. Mekânın dış çekimleri burada, yerinde ancak iç çekimleri ayrı kurulan bir platoda çekilmiş. Bu sahnelerdeki en büyük gariplik, sarnıçtaki su seviyesinin oyuncular tarafından bir türlü kullanılamayışı idi. Oyuncuların sarnıca balıklama atlayışları veya derine dalışlarını gösteren sahneler komik geldi elbette özellikle gerçekte sarnıç zeminindeki suyun oldukça sığ olduğunu bilen bizler için. Kısacası Inferno’yu gayet rahatlıkla kaçırabilirsiniz.

(Birgün, 17.10.2016)

Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.

SİZ DE YORUM YAZIN