Post image
İki önemli belge ve 1 günde 11 ölülü 13 olay…

 

Geçtiğimiz günlerde iki önemli belge yayımlandı…

Ve bu belgeler önemleri nedeniyle hemen her gazetede, televizyonda yer buldu…

Birincisi; Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün  geçen yıl yurt genelinde açılan davaların suç türleri üzerine yaptığı araştırmaydı… Ki; ülke genelinde işlenen suçların mercek altına alındığı bu araştırmayla illere ve coğrafi bölgelere göre “Türkiye’nin suç atlası” çıkarılmıştı…

Hazırlanan bu “Suç Atlası”nda da görüldü ki; Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca açılan davalarda; kasten ve taksirle yaralamayı da içeren “Vücut dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar” Türkiye genelinde 60 ilde ilk sıraya yerleşti…

“Suç atlası”nda; Türkiye’nin metropol illeri İstanbul ve Ankara’nın da bulunduğu 20 ilde hırsızlık, yağma ve mala zarar verme ilk sırada yer alırken “Ateşli silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun”a muhalefetin en çok yaşandığı iller Şanlıurfa ile Rize oldu.  Trabzon ise “sporda şiddet”in en çok yaşandığı kent…

“Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar”da Hakkari’nin, “Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet”te de Batman’ın “Suç atlası”nda birinci sırada olmaları dikkat çekti…

silahlanma

İkincisi ise İçişleri Bakanlığı’nın Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın bireysel silahlanmayla ilgili yönelttiği sorulara verdiği yanıttı… Ki çok önemli… İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre; sadece “ruhsatlı” silahlanmada 2017 yılının ilk 3 ayında yüzde 10’luk artış vardı ve sivil vatandaşlar tarafından kullanılan “ruhsatlı” silah sayısı bu 3 ayda yüzde 10’luk artışla 338 bin 52’ye ulaşmıştı…

Sadece “ruhsatlı” silahlanma 3 ayda böylesine artmıştı… Ya ruhsatsız  silahlanma?

Her tür tüfeğin, silahın ınternetten peynir ekmek gibi satıldığı ve hiçbir engellemeyle karşılaşılmadığı düşünülürse 15 Temmuz kalkışması sonrası silahlanmada “rekor artış” olduğu bir gerçek…

Yani 20 milyon rakamı bile artık çok çok gerilerde kalmış bulunuyor, en az 25 milyon silah evlerde, arabaların bagajında, kısacası son günlerde artan maganda ve kaza denilen olaylara bakıldığında hemen el altında…

Ki bunu da İçişleri, Adalet’ten sorumlu yetkililer, ilgililer çok iyi biliyor…

Bakın her yıl basına yansıyan şiddet olaylarından derleyerek oluşturduğumuz “Türkiye’nin şiddet haritası”nda da bunu görüyoruz. Türkiye’de evde, sokakta, eğlence mekanında, okulda kısacacı hemen her yerde işlenen cinayetlerin büyük çoğunluğu “ruhsatsız silahlarla” işleniyor…

Düşüncesiz ebeveynler sayesinde bu silahları artık son günlerde çocukların ellerinde görüyoruz… Çocuklar babalarının aldığı ruhsatsız silahlarla katil oluyor, intihar ediyor…

cocuksam

Bakın işte Bursa’da bir genç okulda babasına ait olduğu belirtilen ruhsatsız silahla okulda kız arkadaşını öldürdü, sonra da intihar etti… Keza İstanbul Kağıthane’de 7 Mayıs günü tütün ürünleri satılan bir dükkanda 17 yaşındaki iki çocuk “pompalı tüfekle” şakalaşırken (ki pompalı tüfeğin ne işi var dükkanda ve insan niçin silahla şakalaşır?) biri diğerinin ölümüne neden oldu.

Bu olaydan 2 gün önce de Samsun’da iki ayrı olayda iki çocuk silahla oynarken 12 ve 14 yaşlarındaki iki çocuğu vurdu…

Gerekçe yine “kaza”, ama yaşları 12-17 arasında değişen bu çocukların ellerinde silahların işi ne… Oyuncağına bile karşıyız ki; çocuk neden gerçek silahla oynar… Yaralanan, yaralayan, ölen, öldüren bu çocuklar mı suçlu? Düşüncesizce bu silahlara sahip olan, çocukların kolayca ulaşabileceği yerlere bırakan büyüklerin hiç mi suçu yok bu “bireysel katliam”larda…

acıİnanın sadece bugün basına bireysel silahlarla işlenmiş 13 cinayet yansımış bulunuyor. Bu 14 olayda 11 kişi öldü ve beş kişi de ağır yaralandı. Mayıs ayının ilk 9 gününde de toplam 108 cinayet olayı yaşandı, bu cinayet olaylarında 69 kişi öldürüldü, 112 kişi de silahlarla yaralandı. Bir de basına yansımayan olayları düşünün…

Adana ve Samsun başta pek çok kentte resmen öfke kol geziyor… İnsanlar karşısındakinin bakışını beğenmediği için bile silaha sarılıyor maalesef. Bakın mesela Adana’da Mayıs ayının başında 4 günde dört ayrı olayda 12 kişi öldürüldü…

Ülkemizde “şiddetten uzak bir yaşam” için ilgili ve yetkililere yapacak çok şey düşüyor… Ki ilgili ve yetkililerin; bazı kentlere özellikle dikkat etmeleri ve ciddi önlemler almaları, sosyolojik açıdan ciddi incelemeler, çalışmalar yapmaları gerektiği de bir gerçek…

İyi haftalar

Umut Vakfı

 

Facebook Yorumları

Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.

SİZ DE YORUM YAZIN