Post image
Helin, kadın cinayetleri ve Adıyaman’da bir rektör!

 

Çoğu insan farkında bile değil belki, ama Türkiye nüfusunun yarısını kadınlar oluşturuyor… Bugün bir gazetede “işsizlik oranları”yla ilgili haber vardı. 19 bin yeni işsiz eklenmiş ve Temmuz’da işsizlik sayısı 3.5 milyona dayanmış. Çalışanların yüzde 35’inin kayıt dışı olduğu belirtilen habere göre, her beş gençten biri işsiz…

Bizim konumuz malum kadınlar…

Pek çok ayrıntının da yer aldığı habere göre, ülkemizde her üç genç kadından biri hem işsiz hem de eğitimsiz

İnanılmaz değil mi?

Yıl 2017 olmuş… Düşünsenize Cumhuriyet kurulalı tam 94 yıl geçmiş ve Türkiye Cumhuriyeti inşaa edilirken kız çocuklarının okuması ve erkeklerle eşit haklardan yararlanabilmesi, medenice yaşayabilmesi, yani tüm medeni, insani haklardan erkeklerle eşit olarak yararlanabilmesi için birbiri ardına düzenlemeler yapılmış, haklar verilmiş…

Ve yıl 2017…

Bugün Türkiye’de maalesef bir yandan müftü nikahı tartışılıyor, bir yandan ise kadın cinayetlerinin ardı arkası kesilmiyor… Sevdiğini iddia eden erkek öldürüyor, öldürmeye devam ediyor…

Ne üzücü değil mi? Bu çağda kadınlarımızın, üstelik de genç nüfusumuzun üçte biri hala eğitimsiz, okuyup yazması yok… Ha bir kısmının da diploması olabilir, hatta ilkokula da gitmiş olabilirler… Bakın bunlardan da kaç tanesi doğru dürüst okuyabiliyor, yazabiliyor dersiniz?

Genç kadın nüfusunun hali böyle iken (ki, genç erkekler ne halde o da tartışılır) haydi düşünün son yıllarda gelip geçen kaç Milli Eğitim Bakanı’nın adını hatırlıyorsunuz. Sayın bakalım arka arkaya, şu geldi, sonra bu geldi diye. Saya biliyor musunuz isimlerini? Yüzde yüz eminiz ki aklınıza biri bile doğru dürüst gelmiyor…

Ama bugün son yıllarda eğitim sisteminde art arda yapılan uygulamalarla eğitimin-öğretimin getirildiği içler acısı hal ortada… Bugün de hala modern eğitim yerine daha kreş çağındaki 3-4 yaşındaki çocuklardan başlayarak laik eğitim sistemini yok etme çabaları tüm velileri canından bezdirmiş durumda…

Ve böyle bir ortamda bir üniversitenin rektörü çıkmış açıklama yapmış: “Kadınla tokalaşan cehennemliktir”…

Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Talha Gönüllü, “Yabancı bir kadınla tokalaşmanın ateş tutmaktan daha korkunç” olduğunu söylemiş… GazeteDuvar’da yer alan habere göre Gönüllü, “Bir erkek ve kadının, nikahsız olarak ellerinin birbirine değmesi ve yalnız kalmaları caiz değildir” demiş…

adiyaman-universites-1ab1c29e208829577fdd

Adıyaman Üniversitesi’ni biliyor musunuz? Şimdiye kadar yaptığı bir bilimsel çalışmayı hatırlıyor musunuz? insanlık için olağanüstü çalışmasını, etkinliğini ya da öğrencilerine verdiği olağanüstü eğitim haberleriyle kamuoyuna mal mı olmuş? Hiç biliyor musunuz?

Valla Adıyaman’ı biliyoruz tarihi değerleriyle ülkemizin en güzel kentlerinden biri, ama…

Allahınızı severseniz üniversite bitirip, profesörlük mertebesine yükselmek kolay mı? Bir profesör halkına örnek olmayacak da kim olacak? Bir profesör kadın-erkek eşitliğini savunmayacak da kim savunacak?

Koskoca bir profesör, üstüne üstlük bir üniversiteye rektör olarak atanmış bir insanın ne kadar boş vakti olabilir ki? Adıyaman Üniversitesi’nde hiç mi yapacak iş yok, her şey güllük gülistanlık mı rektör çıkıp da bu tür şeylerle uğraşıyor…

Oysa, bulunduğu bölgeyi de dikkate alıp, kadın-erkek eşitliğinden bahsetse, ailelere, kız çocuklarını da eğitmeleri, meslek sahibi yapmaları için çağrıda bulunsa, halkını aydınlatabilmek için etkinlikler yapsa, insanları cinslerine göre ayırmak yerine, kadın ve erkeğin her şeyden önce “insan” olduğunu düşünse, aşılasa, bulunduğu bölgenin, insanının daha gelişip, kalkınması için çalışsa, bölgede ekonomik kalkınma için neler yapılabileceğine kafa yorsa daha iyi değil mi?

Bu çağda ve de o mertebeye gelmişken kafayı bilimsel çalışmalara yormak yakışmaz mı bir profesöre sizce?

annelerinin-bacaginin-yerinde-olmadigini-gorunce-10061128-59e47b632d087

Rektörle ilgili haberlerin yanı sıra gazetelerde bir haber var ki insanın yüreğini dağlıyor. Eylül ayının son günlerinde Gaziantep’te üç çocuk sahibi ve hamile Çağlar Aşık’a (26) kocası işkence yapmış ve defalarca bıçakladıktan sonra da bacağından tüfekle vurmuştu. Olaydan sonra hastanede tedavi gören ve bir bacağı kesilen genç kadın önceki gün ilk kez en büyüğü 6 yaşında olan çocuklarıyla buluştu… 4 yaşındaki kızının söyledikleri öylesine masumane, öylesine acı ki: “Anne çok yemek ye de bacağın uzasın. Öyle gideriz parka…”

Ya Helin…

660x310-helin-palandoken-cinayetinde-son-dakika-gelismesi-1507982486733

Daha 17 yaşındaydı… Lisede okuyordu, annesini trafik kazasında kaybetmişti ve üniversiteye gitme hayaliyle yaşıyordu…

13 Ekim günü okuldan çıkıp arkadaşlarıyla evine gidiyorken İstanbul Pendik Güzelyalı Tren İstasyonu’nda 21 yaşındaki Mustafa Yetgin tarafından internetten alınmış pompalı tüfekle öldürüldü, hayalleri elinden alındı… Diğer iki öğrenci de yaralandı…

Helin bu ülkede erkek şiddetinin son kurbanı olmayacak belki, ama Başbakan Binali Yıldırım’ın olaydan sonra Palandöken ailesini ziyaret etmesi, baba Nihat Palandöken’in acısını paylaşması önemli bir adımdı.

2208351

Umuyoruz ki; sayın Başbakan Yıldırım, Nihat Palandöken’in “Kadın cinayetleriyle ilgili yasa çıkarılması” talebine duyarlı davranır. Kadına yönelik her türlü cinsel ve fiziksel şiddetin nedenlerinin araştırılması ve önlenmesi için TBMM’nin çalışmasını sağlar…

İyi haftalar

Umut Vakfı

 

Facebook Yorumları

Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.

SİZ DE YORUM YAZIN