Post image
“Güzel Oğlum” uyuşturucu mücadelesini konu ediniyor

 

İlk gösterimi 2018 Toronto Film Festivali’nde yapılmış, Chicago, San Diego festivallerinden ödüller almış “Beautiful Boy-Güzel Oğlum”, gerçekten yaşanmış, aynı dönemde yayımlanmış, iki kitaba da dönüşmüş, çok dokunaklı bir baba-oğul hikâyesinden sinemaya aktarılmış, ikilinin zaman mekân atlamalarıyla gelişip farklı dönemlerine yer veren, zevkli anlatımıyla 2 saate uzatılmış, son tahlilde uyuşturucunun zararları konusunda oldukça didaktik bir mesajda karar kılmış, Amerikan yapımı bir dram.

Filmin sonundaki arka jeneriğinden öğrendiğimize göre ABD’de 50 yaş altı ölümlerin çoğu uyuşturucu doz aşımlarından kaynaklanıyormuş. Sıkı bir disiplin ve destekle 8 yıl temiz kalan bu filmin yan kahramanı Nic gibi, bağımlılıktan kurtulup hayata dönenlerse çok az.

Filmin baş karakteri olan baba, Rolling Stones, vb. gibi dergilerde makaleler, incelemeler yayımlayan, beyaz yakalı sınıftan, serbest yazar-gazeteci David Sheff (Steve Carell), oğluysa bir eli yağda bir eli balda çok iyi yetiştirilmiş, John Lennon, Neil Young, Nirvana, Massive Attack müziğinden hoşlanan, Scott Fitzgerald, Charles Bukowski okuyan, edebiyata, özellikle yazarlığa eğilimli, yetenekli, hoş bir genç. Ancak uyuşturucuların insanın, tekdüze, siyah beyaz hayatını renklendirdiğine inanan, David Bowie posterli odasında, nerdeyse yeryüzünün bütün uyuşturucularını genç yaşında tatmış ve sonunda beyni harap eden, ölümcül Crystal Meth’in tutsağı olmuş Nic (Timothée Chalamet).

Felix Van Groeningen-Luke Davies imzalı senaryosu, David Sheff’in yazdığı “Beautiful Boy: A Father’s Journey Through His Son’s Addiction”la Nic Sheff’in yazdığı “Tweak: Growing Up On Methamphetamines” adlı çok satan iki kitaptan uyarlanan “Güzel Oğlum”un ilk yarısı yetenekli oğlunu hayatının en değerli varlığı sayan babaya odaklı, devamıysa onlu yaşlarının başında alkole başlayıp ağır uyuşturuculara abone olarak ottan ecstasy’ye, kokain’den LSD’ye ve kristal met’e geçmiş, iflah olmaz bağımlı oğul Nic ağırlıklı.

‘Düşman’…

Tümünü denediği uyuşturucuları birçok kez bırakıp yeniden başlayan Nic, çok çektirdiği babasını üniversiteye yazılarak biraz memnun etse de, zaten onu çoktan ele geçirmiş “düşmanı”na tam teslim bayrağını çekiyor yine “güzel kafa peşinde” onca dönüp dolaştıktan sonra. Bu arada mercimeği fırına verdiği Laureen’i de zehre bulaştırıyor tabii ki. Bu kısır döngüye son verecek olanın Nic’ten başkası olmayacağını fark ederek mücadeleden vazgeçiyor David baba ve yıllar önce ayrıldığı, Nic’in annesi olan ilk karısı Vicki’ye devrediyor, nice hastane ve rehabilitasyon sürecini yarıda bırakıp kaçmış, bakıma muhtaç, bağımlı oğlunu. Evlendiği ressam Karen’den (Maura Tierney) Jasper’le Daisy adında, 2 şirin çocuk babası daha olan David’in yıllarca mücadele ettiği Nic’in uyuşturucu sorunundan giderek ilgisini, parasını çekmesiyle nispeten makul bir finale bağlanıyor Los Angeles’la San Fransisco arasında seyreden film. Nic’in ayıkken de hayatın güzel olabileceğini sonunda fark edebildiği “Güzel Oğlum”, malum bağımlılık konusundaki filmler zincirine eklenmiş, seyre değer, yeni bir halka sayılabilir. Son yıllarda “De Helaasheid der Dingen-Çölde Kutup Ayısı”, “The Broken Circle Breakdown-Kırık Çember” (2012), “Belgica” (2016) gibi ilginç filmleriyle dikkatimizi çekmiş, Belçikalı “kafası iyi” yönetmen Felix van Giroeningen’in Amerika-Hollywood macerasına giriştiği bu ilk İngilizce filminin ağır topları, başlangıçtaki komik rollerden dramalara yönelerek her defasında yeteneğini, karizmasını konuşturduğu performanslarıyla son dönemin en başarılı oyuncuları arasında yer alan, Amerikalı Steve Carell ile 2 yıl önceki “Beni Adınla Çağır”la çıkış yapan, genç kuşağın geleceği parlak ismi, Fransız asıllı Amerikalı oyuncu Timothée Chalamet ikilisi kuşkusuz. Kameraman Ruben Impens’in kadrajlarına da pek diyecek yok.

Yeni başlayanlar

– Türk İşi Dondurma: Can Ulkay’ın yönettiği filmde Ali Atay, Erkan Kolçak Köstendil, Şebnem Bozoklu, Will Thorp, Marleen Mathews ve Caner Kurtaran rol alıyor.

– Güven: Sefa Öztürk yönetmenliğindeki “Güven”, geçmişin izlerinin tazelenmesi ve yeni olaylara gebe olmasının akabinde, bir çiftin karşılıklı yitirmeye başladıkları güven duygusunu ve aile bağlarının kopuşunu konu ediniyor. Filmin başrollerinde Bülent Çolak, Serkan Keskin, Feride Çetin ve Ahmet Kaynak bulunuyor.

– Marid: Kemal Özdemir’in yazıp yönettiği korku türündeki “Marid”in oyuncu kadrosunda Onur Bilgin, Hilal Anay, Mustafa Mutlu ve Adem Uçar gibi isimler yer alıyor.
– Sokağın Çocukları: Faik Ahmet Akıncı’nın yönettiği “Sokağın Çocukları”, sokak hayvanlarının zorlu yaşam mücadelesini anlatıyor.

– İstila Altında: Vera Farmiga, John Goodman, Madeline Brewer, Machine Gun Kelly, Alan Ruck, Kiki Layne, D.B. Sweeney, Ben Daniels ve Ashton Sanders’ın başrolünde oynadığı “İstila Altında” adlı filmin yönetmenliğini Rupert Wyatt yapıyor. Uzaylı istilasını değil, istilanın ardından yaşanan süreci anlatan film, 10 yılın ardından gezegenlerini geri almak için mücadele veren insanları olduğu kadar sırtını uzaylılara yaslayarak bu istiladan memnun olan kesimi de işliyor.

– Kıyamet: Victor Danell’in yönettiği; Christoffer Nordenrot, Lisa Henni, Magnus Sundberg gibi isimlerin rol aldığı film aşk, dram ve aksiyonu bir arada sunuyor.

– Mucizeler Parkı: Dylan Brown’un yönettiği animasyon filmi, yaşıtlarından farklı özelliklere sahip June’un hayallerini gerçekleştirme hikâyesini anlatıyor.

(Cumhuriyet, 17.03.2019)

Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.

SİZ DE YORUM YAZIN