Post image
Çalışan kadına da şiddet

170220152141282095622

Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu kadına şiddetin her yerde olduğunu ortaya koydu.

Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından hayata geçirilen “İş Dünyası Aile İçi Şiddete Karşı Projesi” kapsamında, “Yakın İlişkide Şiddetin Beyaz Yakalı Kadın Çalışanlara ve İşletmeye Etkisi Araştırma Raporu” hazırlandı. Rapora göre, çoğunluğu üniversite mezunu beyaz yakalı kadın çalışanların yüzde 75’i en az biir kez şiddetin bir türüne maruz kaldı. Çalışan kadınların yüzde 40’ı psikolojik-duygusal şiddete, yüzde 35’i sosyal şiddete, yüzde 17’si ekonomik ve yüzde 8’i fiziksel şiddete uğruyor. Boşanmış çalışan kadınlarda bu dört farklı şiddet türlerine uğrama sıklığı evli ve hiç evlenmemiş kadınlardan daha fazla. Çalışan kadınların bir bölümü maruz kaldıkları davranışları şiddet olarak nitelendirmiyor ve ya bu davranışın şiddet olduğunu bilmiyor.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu şirketlerin yönetimsel ve örgütsel kapasitelerini kullanarak çalışan kadınların yakın ilişkide karşı karşıya kaldıkları şiddete karşı harekete geçmelerini amaçlayan bir proje tasarladı.

CUMHURIYET_20150218_13_10309Hollanda hükümetinin Matra Fonu’nun ve UNFPA’nın fon desteğiyle yürütülen proje kapsamında hazırlanan rapor, 19 gönüllü şirketin katımıyla gerçekleşti. Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Melsa Ararat direktörlüğünde yürütülen araştırmada, kadın çalışanların ve şirketlerin aile içi şiddet konusundaki farkındalıkları, kadın çalışanların yakın ilişkilerinde şiddete maruz kalma durumları ve şirketlerin bu konudaki tutumları araştırıldı.

Araştırma sonuçları

Kadınların aile içinde veya birlikte oldukları kişiler tarafından uğradıkları şiddetin çalışma ortamına ve çalışma hayatına etkisinin ortaya konması amaçlanan raporun sonuçları, bin 715 çalışanın verdiği cevaplar temel alınarak gerçekleştirildi.

Katılımcı profili, ortalama 35 yaşında, üniversite mezunu ve çoğunlukla (yüzde 62) evli bireylerden oluştu. Cevap verenlerin ortalama gelirinin 3 bin 500 lira olduğu ankete katılan kadınların yüzde 30’dan fazlası yönetici konumunda bulunanlardan seçildi.

1018389_91a54154c05d879f1a7de3a2852b1ba9

Kadınlara yönelik şiddet

Rapora göre, çalışan kadınlar son beş yıl içerisinde eşlerinden veya birlikte olduğu kişilerden farklı sıklıklarda ve türlerde şiddet içeren davranışlara maruz kaldı. Çoğunluğu üniversite mezunu beyaz yakalı kadın çalışanların yüzde 75’i, en az bir kez şiddetin bir türüyle karşılaştı.

Şiddet gören çalışan kadınlar arasında sosyal şiddet yüzde 40 ile ön planda. Psikolojik şiddet yüzde 35’le ikinci, ekonomik şiddet yüzde 35’le üçüncü ve fiziksel şiddet içeren davranışlar ise yüzde 8’le dördüncü sırada yer aldı.

Boşanmış çalışan kadınlarda bu dört farklı şiddet türlerine uğrama sıklığı evli ve hiç evlenmemiş kadınlardan daha fazla. Öte yandan, çalışan kadınların bir bölümü maruz kaldıkları davranışları şiddet olarak nitelendirmiyor veya bu davranışın şiddet olduğunu bilmiyor.

Şiddete dair deneyim, en çok arkadaş ve komşularla paylaşıldı. Ancak, şiddete uğramış bireylerin yaklaşık yüzde 30’u, durumu kimseyle paylaşmadığını ifade etti.

Kadınlarda şiddetin iş yaşamına etkisi en çok keyifsizlik (yüzde 54) ve yorgunluk hissi (yüzde 36) ile ortaya çıktı. Şiddet gören çalışan kadınların yüzde 30’u, bu nedenle geçici olarak evini terk etmek zorunda kaldı.

Ekonomi ve şiddet arasındaki bağlantı son derece güçlü

Şiddetin en çok yüzde 79 ile ekonomik nedenlerle ortaya çıktığı düşünüldü. Şiddete rağmen ilişkiye devam edilmesinin nedenini, yüzde 84 ekonomik gerekçe olarak gösterdi.

Şiddet gören kadınların yüzde 16’sı, bu nedenden ötürü ilişkisini devam ettirdiğini kabul etti. Çalışanların yüzde 35’i, kendisinin ve ailesinin ihtiyaçlarını karşılamada maddi gelirini yetersiz buldu.

Her 10 katılımcıdan sadece 3’ü, kadınların gerçekten isterlerse şiddet içeren ilişkiyi bitirebileceklerini düşünüyor. Kadın ve erkeklerin bu konudaki yaklaşımlarının da benzer olduğu görüldü.

080320131239379642967

Şiddet gören kadının iş yaşamı etkilenir

Rapora göre, katılımcıların neredeyse tamamı (yüzde 99) eşinden veya partnerinden şiddet gören kadının iş yaşamının etkileneceğini düşünüyor. Çalışanların çoğu, işteki stresin aile yaşantısına olumsuz etkilerini yaşıyor.

Çalışanların yüzde 70’i, son bir yıl içinde en az bir kez işten kaynaklanan stres nedeniyle ailesine karşı olan görevlerini yerine getirmekte zorlandığını ifade etti.

Şiddet konusunda iş yerinden destek alma fikri yaygın olmadığı sonucu çıkan raporda, şiddet vakalarında destek alınması önerilen kurumlar arasında sosyal hizmet uzmanları ve kadın kuruluşları (yüzde 70) en önde geliyor. Şiddete uğrama durumunda en az başvurulan kişiler arasında şirketin insan kaynakları (yüzde 2,2) bulunuyor. En çok başvurulan kişiler iş dışındaki arkadaşlar ve komşular (yüzde 43) oluyor. Kadınların yüzde 45’i de şiddete uğrarsa bunu iş yerindeki yöneticileriyle paylaşmaktan utanacağını söylüyor.

Erkeklerdeki durum

Araştırmaya göre, erkeklerin yaklaşık yüzde 40’ı, birlikte olduğu kişiye veya eşine şiddet unsuru içeren kötü ve kırıcı davranışta bulunduğunu kabul etti. Üniversite mezunu erkeklerde (yüzde 37,5) eşine veya birlikte olduğu kişiye kötü davranışta bulunmuş olma durumunun lise mezunu erkeklerden (yüzde 24,5) daha yüksek olduğu göze çarptı.

Erkeklerin yarısı, yakın ilişkide bulunduğu kişiye kötü davrandığında, kendisini kötü hissetti. Erkeklerin yaklaşık yarısı, bir konu üzerinde tartıştığında birlikte olduğu kişiye en az bir kere kötü davranmış. Yemek yapmama, habersiz dışarı çıkma ve cinsel ilişkiyi reddetmenin erkekler için kötü davranışlarının gerekçesi olduğu bilgisi raporda yer alıyor.

(Cumhuriyet, 18.02.2015)

Bu Yazıya Hiç Yorum Yapılmadı.

SİZ DE YORUM YAZIN